Susma Hakkı!

Bugün susma hakkımı kullanmak istiyorum. Dünya o kadar hızla değişiyor ki bir şeyler hakkında fikir beyan edebilmek için biraz susmak gerekiyor. Susup sessizliğimizin içerisinde kendimizi dinlemeliyiz. Haksızlıklar, adaletsizlikler, iki yüzlülükler dünyasında susmayı erdem bilen bizler için, iyi şeyler karşısında aklımıza gelen her şeyi bir anda ortaya dökmekten imtina etmemiz gerekir birazda. Bazı iyi şeylerin başlangıcı tüm yerleşik kanaatleri yıprattığından dolayı tepkiler de bir o kadar sert olabiliyor. İyi olduğunu hissediyoruz ama kelam ağzımızdan çıkarken bir çuval inciri berbat edebiliyor. Seviniyoruz, sevincimiz karamsarlık ekiveriyor hepimize. Halimizde, hareketimizde ve dilimizde biraz suskunluk bulunsa birçok şey daha hoş olacak. Yaşanılan birçok sıkıntının giderilmesinde ortaya konulan iyi niyet ta başından yok edilmemiş olacak.

Konuştuklarımızdan geri dönmek zor oluyor. Kelimelerin bir bağlayıcılığı var. Bir söz vicdan sahibi birinden çıktı mı o söz tüm yazılı nüshalardan daha bağlayıcıdır. Ama sözü vicdanında tartıp söyleyebilen insanlar için söylediği sözün sorumluluğunu taşımak zor olmuyor. Lakin söylediği sözü vicdan muhasebesine tutmadan ortaya bırakanlar. Onlar hem sorumsuzluklarını ortaya koyuyor hem sözün arkasında durma şerefini kendilerinde bulamıyorlar. Bir gün önce ağızlarından çıkanı inkar derecesine gelebilecek kelimeleri çekinmeden söyleyebiliyorlar. Bu gün her köşe başında, her gazete sayfasında, her ekranda bu insanları görebiliyor olmak ne büyük talihsizlik.

Bu gün susma hakkınızı kullanın. Konuşacağınız bir konu hakkında biraz düşünün. Gerçekten söylenmesi gerekenler dışında söylenecek sözlerden uzak durun. Hele hele sözlerinizin ardında durun ki şerefleriniz iki paralık olmasın…

Ekim 2009



Bu yazı Erhaber.com sitesinde yayımlanmıştır.

0 yorum:

Yorum Gönder