Aşk çileli bir imtihandır.
Benim için aşk hikayeleri içerisinde Ferhat ile Şirin’in ayrı bir yeri olmuştur. Bütün aşk derdine düşmüşlerin çilesi bir başkadır, her başkalık kendi içinde bir imtihandır. Ferhat’ın imtihanı bir başkadır bu hikayeler içerisinde. O aşkının imtihanıyla kendisine sunulan en meşakkatli işleri bile yapmaktan geri durmamış, sevdiği Şirin’ine kavuşmak için elinden geleni yapmıştır. Bu mücadele sonrasında o da diğer hikayelerde olduğu gibi sevdiğine kavuşamamıştır.
Aşk Hû!
Aşk ile vurunca dağlar dize geliyor.
Ferhat karşısında dize gelmek istemeyen dağlara yüreğinden kopan bu nida ile vurunca, dağlara bile dize gelmekten gayri bir yol gözükmüyor. Dağları dize getiren Aşk, lakin insanları yola getiremiyor. Ve sevenler meşakkatli sınavları geçseler de bir türlü birbirlerine kavuşamıyorlar.
Sevenlerin asıl imtihanı, asla kavuşamayacak olmalarını bilmelerine rağmen birbirlerine kavuşmak için son nefeslerine kadar mücadele etmeleri.
Fatma Şengil Süzer, Ferhat ile Şirin’i Aşk Klasikleri serisinin beşinci kitabı olarak Timaş Yayınları tarafından yayınlandı. Timaş Yayınları bu seri ile oldukça iyi bir çalışma ortaya koymuştur. Belki art arda kitapları okuyunca sanki birbirinin benzeri öyküler okuyor hissine kapılıyor insan, lakin mazmunları kuvvetli bir edebiyatın ortaya koyduğu ürünlerin birbirine benzeyenler arasındaki farkı ortaya koymak olduğunu gözden kaçırmamak gerekiyor.
Hikayemiz kısaca şöyledir, biz kısasını diyelim ama aslını mutlak kitaptan okumak gerek bunu da baştan diyelim…
Ferhat nakkaş bir babanın oğludur, Şah Mehmene Banu’ya yapılan sarayın nakışlarını yaparlar baba oğul. Bu sıra Ferhat, Şirin’i görür ve kalbi aşk ile dolar. Onu tekrar görmek bu dünyadaki tek arzusu iken, saraya su getirmek için Bîsütun dağının delinmesi fermanını duyar. Şirini görmek için bu bir fırsattır ve Ferhat Bîsütun dağını delmeyi kabul eder babasını tüm uyarılarına rağmen. Ve kalbi aşk ile yanan Ferhat Bîsütun dağını delip saraya suyu getirir. Bundan sonra da yeri sayardır gayri. Ferhat ile Şirin bu dönemde artık birbirlerini sık sık görmektedirler. Bu durumları bir çift göz tarafından görülür ve Şah Mehmene Banu’ya ulaştırılır. Ferhat zindana atılır, onların gammazlayan cellada teslim edilir, dedikodu etmesin diye. Sevenler için ayrılık derdi baş gösterir. Ferhat zindandan kaçar ve dağlarda ovalarda dolaşır. Bu sırada Şah Hürmüz ile karşılaşır, Şah Ferhat için Şirin’i kaçırır. Lakin bu kez şahın oğlu Şirin’e tutulmuştur. Oğlunun da Ferhat gibi deli divane olmasını istemeyen Şah Hürmüz’ün karısı Şah’ı kandırır, ve bir hile ile Ferhat ile Şirini ayırmaya karar verirler. Ferhat yine dağı delecektir lakin süre konmuştur bu kez. Olsun Ferhat Aşk Hû diyerek onu da elbet dize getirecektir. Ama bu kez Ferhat dağ ile dövüşürken kendisine Şirin’in ölüm haberi yalandan verilir. Bu acıya hangi aşık dayanabilir ki!
En zor şey öykünün sonuna anlatabilmektir yazan için. Okumak gerek tenden önce ruha ulaşmak için…
İzzet KOÇAK & Simeranya Yazıları
Bu yazı Kitaphaber.net sitesinde yayınlanmıştır.
Ferhat ile Şirin - Fatma Şengil Süzer
Etiketler: Kitap Yazıları |
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder