Mem ile Zin - Sadık Yalsızuçanlar

Mem ile Zin, Kürt dilinin en eski hikayelerinden birisi, Sadık Yalsızuçanlar, Ahmed-i Hani’nin Osmanlıca bir nüshasından hareketle öyküyü kaleme alıyor. Oldukça iyi bir iş yapıyor. Genel olarak sözlü bir yere sahip olan hikaye bu sayede yakın dönem içerisinde kitaplaştırılmış oluyor. Kadim aşklar arasındaki bilinirliğini de böylece sağlamış bulunuyor.

Diyebiliriz ki bir zengin kız, fakir oğlan hikayesi Mem ile Zin…

Klasik aşk hikayelerimizdeki temel yapıyı korur hikaye. Beşeri aşktan ilahi aşka yönelir. Aşk tensel bir beklentiden ziyade ruhi bir olgunlaşmanın sembolüdür. Bu hikaye sonunda da yine aynı sonuç ortaya çıkar. Kavuşamayan sevgililer aşk ile terbiye olurlar ve ilahi aşka kavuşurlar. Artık onlar için kavuşamamanın ıstırabı, yüceliğin mertebesi haline gelmiştir.

Hikaye kısaca şöyledir; Sitti ve Zin Botan Beyinin kız kardeşleridir, güzellikleriyle etraflarını büyülerler. Tacdin ile Mem ise çok yakın arkadaştırlar. Tacdin bileği kuvvetli bir yiğittir ve soyca üstündür. Mem ise akıllı, güzel huylu bir delikanlıdır. Kızlar ve delikanlılar nevruz şenlikleri sırasında karşılaşırlar ve birbirlerine aşık olurlar. Kara sevda ile yataklara düşerler, bu hal içinde iken kendilerine yardımcı olan bir kadın sayesinde hem kızların hem de erkeklerin birbirlerini sevdikleri anlaşılınca Botan Beyden kız kardeşleri istenir. Tacdin’i soyca kendisine uygun bulan Bey, kız kardeşi Sitti’yi ona verir, lakin Beko adlı adamının da telkinleriyle Zin’i Mem’e vermez. İki sevdalı arasındaki ayrılığın elemiyle perişanlıkları başlar. Mem bir gün Zin’i görmek için beyin konağına girer, Bey tarfından yakalanacakları bir sırada dostu Tacdin kendi evini yakar, bey ve adamları onlara yardıma gidince Mem ile Zin Beye yakalanmaktan kurtulurlar. Mem hemen kendisi için evini yakan Tacdin’e yardıma gider. Ama Mem ile Zin arasındaki aşk artık dillere düşmüştür. Botan Beyi bu işe bir çözüm bulmak ister. Yine kötü kalpli adamı Beko’nun verdiği akılla Mem’e bir tuzak kurulur. Tuzak sonunda Mem öldürülecektir. Bu tuzağı yine Tacdin bozar, Beyde Mem’i kısa bir süre hapse atmak ister ve bu kabul edilir. Ama bu kısa süre bir yıldan fazla sürer. Mem zindanda gelip geçici olana değil, kalıcı olana bağlanmak gerektiğini inanarak rabbine bağlanır. Aynı durum Zin içinde geçerlidir. Tacdin’in beyi zorlaması sonucunda Mem’i zindandan kurtarmak ister. Bey Zin ile konuşmaya gittiğinde Zin kanlı gözyaşları döker ve kan kusar, bey insafa gelir ve kardeşini Mem’e vermeye razı olur. Zin zindana müjdeli haberle Mem’i memnun etmeye gittiğinde Mem ölmeden ölümü tatmıştır ve Zin’i görmesiyle birlikte canını gerçekten teslim eder. Onun ölümü üzer Zin Botan Beyi Ağabeyinden kendisini Mem’in ayak ucuna defnetmelerini ister. Bey ise kardeşini Mem’in mezarının içine koyar. Mem biricik sevdiğini büyük bir sevgiyle mezarında kucaklar.

Timaş Yayınlarının Aşk klasikleri serisi içersinde yer ala Mem ile Zin hikayesi, Nazan Bekiroğlu’nun özel kitabı Yusuf ile Zuleyha’dan sonraki en önemli kitaplardan birisi. Halk arasında bilinirliği olan öykünün kitaplaştırılması oldukça önemli bir çalışma. Bu çalışmaya kalemiyle güç katan ise yazar Sadık Yalsızuçanlar.

Aşk Klasiklerini okumayı sevenlerin okuması gereken bir eser Mem ile Zin.


İzzet KOÇAK & Simeranya Yazıları

Ekim 2009

Bu yazı Kitaphaber.net sitesinde yayınlanmıştır.

0 yorum:

Yorum Gönder